<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</title>
                      <link>https://www.iskocyahaber.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.iskocyahaber.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>Tarafsız, objektif ve en etkili organik haberleriyle Türkiyenin en iyi haber sitesidir</description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Wed, 22 Jul 2026 21:38:34 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Türkiyenin En iyi Haber Sitesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Türkiyenin En iyi Haber Sitesi</copyright><item><title><![CDATA[Erdoğan'dan 'Nefret Etme, Kek Yap' kampanyacısı Joshua Harris'e kabul]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-erdogandan-nefret-etme-kek-yap-kampanyacisi-joshua-harrise-kabul-478.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-erdogandan-nefret-etme-kek-yap-kampanyacisi-joshua-harrise-kabul-478.html</link>
                    <description><![CDATA[CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, İngiltere'de Müslüman karşıtı nefret eylemlerinin ardından camilerde kek dağıtarak başlattığı 'Cake Not Hate (Nefret Etme, Kek Yap)' kampanyasıyla tanınan 12 yaşındaki otizmli Joshua Harris'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ CUMHURBAŞKANI&nbsp;İngiltere'de Müslüman karşıtı nefret eylemlerinin ardından camilerde kek dağıtarak başlattığı 'Cake Not Hate (Nefret Etme, Kek Yap)' kampanyasıyla tanınan 12 yaşındaki otizmli Joshua Harris'i Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. Kabulde Joshua Harris'in ailesi de yer aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Erdoğan'dan 'Nefret Etme, Kek Yap' kampanyacısı Joshua Harris'e kabul - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:14:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/erdogandan-nefret-etme-kek-yap-kampanyacisi-joshua-harrise-kabul-221800-20260722.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/erdogandan-nefret-etme-kek-yap-kampanyacisi-joshua-harrise-kabul-221800-20260722.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/erdogandan-nefret-etme-kek-yap-kampanyacisi-joshua-harrise-kabul-221800-20260722.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Londra Borsası işlem saatlerini uzatmak için gece platformu kuruyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-londra-borsasi-islem-saatlerini-uzatmak-icin-gece-platformu-kuruyor-477.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-londra-borsasi-islem-saatlerini-uzatmak-icin-gece-platformu-kuruyor-477.html</link>
                    <description><![CDATA[Londra Borsası (LSE), ana piyasasının dışında ayrı bir gece işlem platformu kurmayı planlıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Adım, geleneksel borsaların 7/24 işlem sunan kripto piyasaları ve tokenlaştırılmış hisse platformlarından gelen rekabet karşısında işlem saatlerini genişletme çabalarının son örneği oldu. 2027'nin ilk yarısında devreye girmesi planlanan platform, borsanın ana piyasasından bağımsız çalışacak. Yeni platform,&nbsp;Londra&nbsp;saatiyle akşam 17.00 ile sabah 07.50 arasında işleyecek ve gün sonu işlemleri için akşam 18.30 ile 19.00 arasında 30 dakikalık bir ara verecek. Ana piyasa ise 08.00 ile 16.30 arasındaki standart saatlerini korumayı sürdürecek. Platform başlangıçta, Birleşik Krallık ve ABD borsalarını izleyen fonlar gibi borsa yatırım ürünlerine erişim sağlayacak. LSE üst yöneticisi Julia Hoggett, gazeteye verdiği demeçte girişimin büyük ölçüde bireysel yatırımcı talebini, özellikle de uluslararası yatırımcıların ilgisini karşılamayı amaçladığını söyledi. Hoggett'e göre bireysel yatırımcılar, Londra'nın kendine özgü saat dilimi sayesinde yalnızca Birleşik Krallık varlıklarına değil küresel varlıklara da erişmek istiyor. Yöneticiye göre kurumsal yatırımcıların bireysel emir akışıyla etkileşim kurma ilgisi de artıyor. BORSA 2.600'DEN FAZLA ÜRÜNE ERİŞİMİ GENİŞLETMEYİ HEDEFLİYOR Borsa nihai olarak, LSE'de listelenen 2.600'den fazla borsa yatırım ürününün işlem saatlerini uzatmayı hedefliyor. Hoggett, tek tek hisselere erişimi genişletmenin ek zamanlama ve düzenleme unsurlarını çözmeyi gerektireceği için bu ürünlerle başlamayı tercih ettiklerini belirtti. Borsanın yeni ürün, piyasa yapısı ve hisse senetleri başkanı Simon McQuoid-Mason ise yeni platformun, şirketlerin yapay zeka destekli araçları giderek daha fazla benimsemesiyle ajan tabanlı işlem yetenekleri gözetilerek tasarlandığını aktardı. Bu araçlar portföy analizi, piyasa değerlendirmesi, portföy yeniden konumlandırması ve işlem gerçekleştirme alanlarında kullanılıyor. GELENEKSEL BORSALAR İŞLEM SAATİ YARIŞINA GİRDİ Planlanan adım, geleneksel finans piyasalarında işlem saatlerinin uzatılmasına yönelik daha geniş bir eğilimi izliyor. Borsalar, yatırımcıların kesintisiz piyasa erişimi talebine ve zaten 7/24 çalışan kripto platformlarından gelen artan rekabete yanıt veriyor. CME Group, kripto vadeli işlem ve opsiyon işlemlerini mayısta 7/24 takvime taşıdı. Nasdaq, New York Borsası ve Cboe Global Markets de işlem saatlerini uzatan uygulamalar başlattı ya da bu yönde planlar açıkladı. New York Borsası ayrıca bu yılın başında, blok zinciri tabanlı 7/24 tokenlaştırılmış menkul kıymet işlemi için Securitize ile ortaklık kurdu. Kripto tabanlı platformlar ise yıllardır kesintisiz piyasa erişimi sunuyor. Binance, OKX ve Bybit gibi borsalar kripto varlıklarda 7/24 işlem sağlıyor. Bu platformlar, tokenlaştırılmış varlıklar ile hisse senetleri, emtia ve fonlara bağlı sürekli sözleşmeler gibi geleneksel piyasalara bağlı ürünlere de açıldı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Londra Borsası işlem saatlerini uzatmak için gece platformu kuruyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 14:57:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londra-borsasi-islem-saatlerini-uzatmak-icin-gece-platformu-kuruyor-180034-20260721.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londra-borsasi-islem-saatlerini-uzatmak-icin-gece-platformu-kuruyor-180034-20260721.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londra-borsasi-islem-saatlerini-uzatmak-icin-gece-platformu-kuruyor-180034-20260721.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kral Charles Cambridge Merkez Camisi'ni ziyaret etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-kral-charles-cambridge-merkez-camisini-ziyaret-etti-476.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-kral-charles-cambridge-merkez-camisini-ziyaret-etti-476.html</link>
                    <description><![CDATA[İngiltere Kralı 3. Charles, Türkiye'nin destekleriyle inşa edilen Cambridge Merkez Camisi'ni ziyaret ederek Türk heyeti ve Müslüman toplumunun temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, İslam karşıtlığının arttığı bir dönemde gerçekleşen bu ziyareti "çok kıymetli" olarak değerlendirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Kral Charles, ziyaret kapsamında caminin imamları, mütevellileri ve Cambridge'deki Müslüman toplumunun üyeleriyle görüştü.



Ziyarette, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Cambridge Camii Vakfı mütevellisi Zeynep Coşkun Koç, Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Selim Argun ile çok sayıda davetli de yer aldı.



&nbsp;



İngiltere'nin dini çeşitliliğine verdiği destek kapsamında gerçekleştirilen ziyarette Kral Charles, Türkiye Diyanet Vakfının (TDV) katkılarıyla inşa edilen caminin çeşitli bölümlerini gezerek yetkililerden bilgi aldı.

Kral Charles, ziyaret kapsamında caminin "Topluluk Bahçesi"ni gezerek sürdürülebilirlik uygulamaları ve cami topluluğunun yürüttüğü sosyal hizmet faaliyetleri hakkında bilgi aldı.

Kral'a ayrıca, Londra merkezli Marks Barfield Architects tarafından tasarlanan caminin mimari özellikleri tanıtıldı. Firmanın direktörü Julia Barfield da ziyarette Kral'a eşlik etti.



Ziyarette, dini toplulukların küresel ısınmayla mücadelede üstlenebileceği rol ile İslam'da Allah'ın yarattıklarını korumaya yönelik öğretiler de ele alındı.

Mimariye ilgisiyle bilinen Kral Charles'ın, İngiltere'ye özgü bir cami tasarım dili oluşturma amacıyla inşa edilen projeye ilgi gösterdiği belirtildi. Kral Charles, cami topluluğunun sosyal hizmet faaliyetleri ve gençlerin bu çalışmalardaki rolü hakkında da yetkililerden bilgi aldı.

Görüşmelerde ayrıca, Cambridge Merkez Camisi ve diğer ibadet yerlerinin kentin uluslararası yetenekler için cazibe merkezi olmasına sağladığı katkılar da değerlendirildi.







İNGİLTERE KRALI 3. CHARLES'A ZİYARET ANISINA ÜÇ HEDİYE TAKDİM EDİLDİ

Ziyaret kapsamında Kral Charles'a, Paşabahçe tarafından Selimiye Camisi'nin kubbe mimarisinden esinlenilerek üretilen cam kağıt ağırlığı, Prof. Dr. Fuat Sezgin'in sınırlı sayıda basılan "İslam Medeniyetinin Bilim Mirası" adlı eseri ile Cambridge Merkez Camisi'nin inşa süreci, mimari yaklaşımı ve kazandığı 23 ödülü anlatan prestij kitabı hediye edildi.

Ziyarette, dünyanın farklı bölgelerinden akademisyen ve araştırmacılara ev sahipliği yapan Cambridge'de dini ve etnik çeşitliliğin, kentin sosyal yapısı, ekonomisi ve uluslararası itibarı açısından taşıdığı öneme de dikkat çekildi.

Kral Charles'ın Cambridge Merkez Camisi ziyareti, bir İngiliz hükümdarının Müslümanlara ait bir ibadet yerine gerçekleştirdiği başlıca ziyaretlerden biri olarak kayıtlara geçti.

Bu alandaki ilk örneklerden biri ise Kraliçe 2. Elizabeth'in 2002 yılında Scunthorpe Camisi'ne gerçekleştirdiği ziyaret olmuştu.

&nbsp;





AVRUPA'DAKİ ÇEVRE DOSTU İLK CAMİ

İngiltere'nin Cambridge kentinde inşa edilen ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın katıldığı törenle 2019'da açılan Cambridge Merkez Camisi,&nbsp;"Avrupa'daki çevre dostu ilk cami"&nbsp;olarak dikkati çekiyor.

Camide fotovoltaik paneller, hava kaynaklı ısı pompaları, sedum çatı, doğal havalandırma sistemleri ve sürdürülebilir şekilde yönetilen ormanlardan elde edilen ahşap kullanılıyor. Çoğunlukla ahşap ve mermer gibi doğal malzemelerin kullanıldığı cami, sıfır karbon ayak izi özelliğiyle de dikkati çekiyor.

Fidanların sulanması ve temizlik için yağmur suları depolanıyor, caminin elektriğinin yaklaşık yüzde 40'ı güneş enerjisinden elde ediliyor. Caminin çatısında bulunan hava sıcaklığını ısıya dönüştüren sistem sayesinde, sıcak hava tanklarındaki sular ve zemin ısıtılıyor.





Sensörler sayesinde içerideki oksijen miktarının azalması veya sıcaklığın artması durumunda, yukarıdaki bölmelerden sıcak hava çekilerek içeriye temiz hava veriliyor. Çevre dostu özelliğinden dolayı yukarıdan ışık almak ve güneş ışınlarını doğrudan cami içerisine yansıtmak için pencereler kubbe şeklinde caminin tavanına yerleştirilmiş durumda.

Caminin mimarisinde, yakındaki King's College Şapeli'nin yelpaze tonozlarından ve Cambridge'in Romsey bölgesinde yaygın kullanılan çapraz desenli Viktorya dönemi tuğla işçiliğinden izler bulunuyor.

Ayrıca, Cambridge Merkez Camisi, kentte maddi zorluk yaşayan ailelere düzenli olarak gıda paketleri ulaştırıyor ve sağlık farkındalığı etkinlikleri düzenliyor. Kovid-19 döneminde aşılama için yerel merkez olarak kullanılan cami, gençlerin gönüllü çöp toplama çalışmaları gibi sosyal sorumluluk faaliyetlerine de ev sahipliği yapıyor.

Cami, Cambridge Camiler Konseyi, Cambridge Muslim College ve South Cambridgeshire'daki diğer dini topluluklarla yakın bağlarını da sürdürüyor.





CAMİ ÇOK SAYIDA ÖDÜL ALDI

Cambridge Merkez Camisi'nin tasarımında, İslam'ın estetik anlayışı, sanat geleneği, Hz. Muhammed'in yaşam tarzı ve doğanın korunmasına verdiği önem esas alındı.

Bu ilkeler doğrultusunda düzenlenen mimari yarışmanın ardından inşa edilen cami, tasarımıyla çok sayıda uluslararası ödüle layık görüldü.

Projenin finansmanında en büyük bağışçılardan biri TDV olurken, cami Yapı Merkezi'nin desteği ile yerel ve uluslararası hayırseverlerin katkılarıyla hayata geçirildi. Nisan 2019'da büyük ölçüde tamamlanan ve aynı anda yaklaşık bin kişinin ibadet edebildiği caminin bahçesi İslami geleneklere uygun şekilde tasarlanırken, yapının çevre dostu özelliklerine de öncelik verildi.



&nbsp;

BAŞKAN ERDOĞAN: BU ZİYARET ÇOK DEĞERLİ

Erdoğan, İngiltere Kral 3. Charles'ın, "Avrupa'nın ilk çevre dostu camisi" olarak nitelendirilen Cambridge Merkez Camisi ve Külliyesi'ne ziyaretine ilişkin yazılı mesaj yayımladı.

Cambridge Merkez Camisi ve Külliyesi'nin yaklaşık 7 yıl önce ibadete açıldığını hatırlatan Erdoğan, Kral Charles'ın teşrifleriyle caminin fevkalade anlamlı bir ziyarete ev sahipliği yapmasından büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Erdoğan,&nbsp;"İlk tuğlasının konulmasından itibaren ayrımcılığa karşı dayanışmanın, nefrete karşı saygının sembolü olan camimizin, bu misyonunu başarıyla yerine getirdiğini görüyoruz."&nbsp;değerlendirmesinde bulundu.



&nbsp;



Kral 3. Charles'ın farklı kültür, köken ve inanca mensup insanların barış içinde yaşamasına verdiği öneme dikkati çeken Erdoğan, Kral Charles'ın bu yöndeki gayretlerinin bilindiğini vurguladı.

Başkan Erdoğan, İslam karşıtlığı ve kültürel ırkçılığın küresel ölçekte tırmandığı bu dönemde Kral Charles'ın söz konusu ziyaretini çok kıymetli bulduğuna dikkati çekti. Kral 3. Charles'ın şahsında dost İngiltere halkına selamlarını ileten Erdoğan, Kral Charles'ı Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyacağını belirtti.

Başkan Erdoğan, başta Türk vatandaşları olmak üzere İngiltere'de yaşayan Müslüman toplumun üyelerini de hürmetle selamladığını kaydetti.




 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Kral Charles Cambridge Merkez Camisi'ni ziyaret etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 21:56:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kral-charles-cambridge-merkez-camisini-ziyaret-etti-011214-20260721.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kral-charles-cambridge-merkez-camisini-ziyaret-etti-011214-20260721.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kral-charles-cambridge-merkez-camisini-ziyaret-etti-011214-20260721.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Arjantin'in tartışmalı pankartına Londra'dan sert yanıt: Falkland Bizimdir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-arjantinin-tartismali-pankartina-londradan-sert-yanit-falkland-bizimdir-475.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-arjantinin-tartismali-pankartina-londradan-sert-yanit-falkland-bizimdir-475.html</link>
                    <description><![CDATA[Arjantin, İngiltere'yi 2-1 mağlup ederek 2026 FIFA Dünya Kupası'nda finale yükseldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Arjantinli futbolcuların sahada açtığı "Las Malvinas son Argentinas" yazılı pankart İngiltere'den sert tepki aldı. İngiltere hükümeti, FIFA'nın konuyu soruşturmasını istedi.  2026 FIFA&nbsp;Dünya Kupası'nda&nbsp;Arjantin'in&nbsp;İngiltere'yi yarı finalde 2-1 mağlup ederek finale yükselmesinin ardından yaşanan siyasi tartışma, futbolun önüne geçti. Karşılaşma sonrasında Arjantinli futbolcuların sahada açtığı "Las Malvinas son Argentinas" (Falkland Adaları Arjantin'indir) yazılı pankart, İngiltere hükümeti ve birçok İngiliz siyasetçinin sert tepkisine neden oldu. İngiltere Başbakanlığı (10 Numara), olayın FIFA tarafından soruşturulması gerektiğini savunurken, yaptığı açıklamada dikkat çeken bir ifadeye yer verdi: "Dünya Kupası bizim olmayabilir ama Falkland Adaları kesinlikle bizimdir." Yaşanan gelişme, sporun siyasetle iç içe geçtiği yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi. Arjantinli Futbolcular Tartışmalı Pankart Açtı Yarı finalde İngiltere'yi mağlup eden Arjantinli futbolcular, maçın ardından taraftarlarını selamlarken üzerinde "Las Malvinas son Argentinas" yazılı pankart açtı. Pankartta yer alan ifade Türkçeye "Falkland (Malvinas) Adaları Arjantin'indir" şeklinde çevriliyor. Arjantin'in yıllardır sürdürdüğü egemenlik iddiasını yansıtan bu mesaj, FIFA organizasyonlarında siyasi içerikli gösterilerin yasak olması nedeniyle tartışmaların merkezine oturdu. Arjantin Milli Takımı'nın kaptanı Lionel Messi, Tottenham'ın yıldızı Cristian Romero ve Manchester United savunmacısı Lisandro Martinez de pankartı taşıyan futbolcular arasında yer aldı. Karşılaşmanın ardından orta saha oyuncusu Leandro Paredes, yaptığı açıklamada tartışmaları daha da büyüten şu ifadeleri kullandı: "Falkland Adaları her zaman Arjantin'in olacaktır." İngiltere'de iktidar ve muhalefet temsilcileri olayın ardından peş peşe açıklamalar yaptı. Kabine üyesi Peter Kyle, Arjantinli futbolcuların davranışını "tamamen uygunsuz" olarak nitelendirirken, FIFA'nın olayı ayrıntılı şekilde incelemesi gerektiğini söyledi. Başbakanlık Sözcülüğü de aynı doğrultuda yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Dünya Kupası kupası bizim olmayabilir ama Falkland Adaları kesinlikle bizimdir." İngiliz hükümeti, FIFA'nın siyasi mesaj içeren bu eylem nedeniyle disiplin soruşturması başlatmasını istedi. Siyasilerden Peş Peşe Tepkiler İngiltere'de farklı siyasi partilerin liderleri de Arjantinli futbolcuların pankartına sert tepki gösterdi. Reform UK lideri Nigel Farage, yaşanan olaya tepki gösterirken, İngiltere'nin Falkland Adaları'nı koruyabilmek için Kraliyet Donanması'nı daha da güçlendirmesi gerektiğini savundu. Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch ise yaptığı açıklamada, "Falkland Adaları İngiliz toprağıdır. Muhafazakâr Parti her zaman bu toprakları savunacaktır."&nbsp;ifadelerini kullandı. Liberal Demokrat Parti lideri Ed Davey ise FIFA'ya resmi bir mektup göndererek pankartı taşıyan futbolcuların Dünya Kupası finalinden men edilmesini talep etti. Davey, sosyal medya paylaşımında şu değerlendirmeyi yaptı: "2024 yılında Rodri ve Alvaro Morata, 'Cebelitarık İspanya'nındır' tezahüratı nedeniyle bir maç ceza almıştı. Aynı kural Arjantinli futbolcular için de uygulanmalıdır." FIFA Daha Önce de Ceza Vermişti Bu olay, FIFA açısından ilk örnek değil.&nbsp;2014 yılında Arjantin Milli Takımı, Slovenya ile oynadığı hazırlık maçı öncesinde aynı mesajı taşıyan pankartı açmış ve FIFA tarafından yaklaşık 20 bin sterlin para cezasına çarptırılmıştı. FIFA'nın turnuva boyunca siyasi içerikli pankart, bayrak ve sloganlara izin vermediği biliniyor. Bu nedenle Arjantin'in yeni bir disiplin cezasıyla karşı karşıya kalabileceği belirtiliyor. Ayrıca Dünya Kupası organizasyonunda Falkland Adaları'nı konu alan siyasi bayrak ve pankartların stadyumlara sokulması da yasaklanmış durumda. Falkland Adaları Neden Tartışma Konusu? Falkland Adaları, Güney Atlantik Okyanusu'nda Arjantin kıyılarının yaklaşık 480 kilometre doğusunda bulunan bir Britanya Denizaşırı Toprağı olarak yönetiliyor. Arjantin ise adaları "Islas Malvinas" adıyla kendi toprağı olarak görüyor ve uzun yıllardır egemenlik iddiasını sürdürüyor. İki ülke arasındaki anlaşmazlık, 1982 yılında Arjantin'in adaları işgal etmesiyle savaşa dönüştü. Yaklaşık 10 hafta süren savaş sonunda İngiltere adaların kontrolünü yeniden ele geçirirken;&nbsp;255 İngiliz askeri,&nbsp;649 Arjantin askeri,&nbsp;3 Falkland Adası sakini&nbsp;hayatını kaybetti. Savaşın ardından İngiltere adalar üzerindeki kontrolünü sürdürürken, Arjantin egemenlik iddiasından hiçbir zaman vazgeçmedi. Arjantin'den Yeni Açıklamalar Geldi Yarı final zaferinin ardından Arjantin Devlet Başkan Yardımcısı Victoria Villarruel de sosyal medya hesabından dikkat çeken bir paylaşım yaptı. Villarruel, Arjantin askerlerinin görüntülerine yer verdiği videoyu paylaşarak şu ifadeleri kullandı: "Bu sadece bir futbol maçı değildi. Falkland Adaları Arjantin'indir. Pankartların stadyuma sokulmasını yasaklayabilirler ama onları kalbimizden ve kanımızdan silemezler." Villarruel, karşılaşma öncesinde de İngiltere'yi "toprak gaspçısı korsanlar" olarak nitelendirmiş ve tansiyonu yükselten açıklamalarda bulunmuştu. Gerilim Denizlerde de Devam Ediyor Futbol sahalarındaki tartışmalar, diplomatik alana da taşındı. Arjantin hükümeti, kısa süre önce Falkland Adaları yakınlarında görev yapan İngiliz Kraliyet Donanması'na ait HMS Medway savaş gemisinin Arjantin karasularına izinsiz girdiğini öne sürerek İngiltere'ye resmi protesto notası verdi. Arjantin Dışişleri Bakanlığı, İngiltere'nin geminin geçişi konusunda Buenos Aires yönetimini önceden bilgilendirmediğini savundu. İngiltere Başbakanlığı ise bu iddiayı reddederek, Kraliyet Donanması'nın hareketleri konusunda Arjantin hükümetine gerekli bilgilendirmenin önceden yapıldığını açıkladı. Yaşanan son gelişmeler, 2026 FIFA Dünya Kupası'nın en çok konuşulan olaylarından biri olurken, gözler şimdi FIFA'nın Arjantin Milli Takımı hakkında herhangi bir disiplin soruşturması başlatıp başlatmayacağına çevrildi.  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/spor-haberleri">Spor</category><dc:creator><![CDATA[Arjantin'in tartışmalı pankartına Londra'dan sert yanıt: Falkland Bizimdir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:52:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/arjantinin-tartismali-pankartina-londradan-sert-yanit-falkland-bizimdir-000502-20260721.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/arjantinin-tartismali-pankartina-londradan-sert-yanit-falkland-bizimdir-000502-20260721.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/arjantinin-tartismali-pankartina-londradan-sert-yanit-falkland-bizimdir-000502-20260721.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Londra'da Filistin Yürüyüşü]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-londrada-filistin-yuruyusu-474.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-londrada-filistin-yuruyusu-474.html</link>
                    <description><![CDATA[Filistin'e destek için düzenlenen yürüyüşte, Andy Burnham'a İsrail'e yaptırım talep edildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İngiltere'nin başkenti&nbsp;Londra'da düzenlenen&nbsp;Filistin'e destek yürüyüşünde, başbakanlık koltuğuna oturmaya hazırlanan&nbsp;İşçi Partisi&nbsp;lideri Andy Burnham'a " İsrail'e kapsamlı yaptırım uygulaması" çağrısında bulunuldu.

Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) başta olmak üzere ülkedeki çok sayıda sivil toplum kuruluşu ve insan hakları örgütünün çağrısıyla başkentteki Russell Square bölgesinde toplanan göstericiler, Başbakanlık Ofisi 10 Numara ve bakanlıkların bulunduğu Whitehall Caddesi'ne yürüdü.

Yürüyüş, 20 Temmuz Pazartesi günü İngiltere'nin yeni başbakanı olacak Andy Burnham'a "Filistin'in yanında durması,&nbsp;Gazze'deki soykırıma karşı çıkması ve İsrail'e kapsamlı yaptırım uygulaması" talebini iletmek amacıyla düzenlendi.

Filistin destekçileri, yürüyüş güzergahı boyunca "Gazze'de soykırımı durdurun", "İngiltere İsrail'in suç ortağı" ve "İsrail'e yaptırım" sloganları attı.

Göstericiler, İngiliz hükümetinin İsrail'e silah satışlarına devam etmesine ve Gazze'de ateşkese rağmen İsrail saldırılarının sürmesine tepki gösterdi.

Yürüyüşe katılanlar arasında, iktidardaki İşçi Partisi'nin eski lideri ve bağımsız milletvekili Jeremy Corbyn ile Filistin'in Londra Büyükelçisi Hüsam Zomlot da yer aldı.

Az sayıda İsrail destekçisi de karşıt gösteri düzenledi

İsrail destekçisi küçük çaplı bir grup da Filistin yürüyüşü güzergahında karşıt gösteri yaptı. Ellerinde İsrail ve İngiltere bayrağı taşıyan protestocular, Filistin destekçilerini provoke etmeye çalıştı. İngiliz polisi, yürüyüş güzergahı boyunca geniş güvenlik önlemleri aldı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Londra'da Filistin Yürüyüşü - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 20 Jul 2026 20:36:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-filistin-yuruyusu-234005-20260720.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-filistin-yuruyusu-234005-20260720.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-filistin-yuruyusu-234005-20260720.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Avrupa ve İngiltere sahillerinde et yiyen ölümcül bakteri alarmı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-avrupa-ve-ingiltere-sahillerinde-et-yiyen-olumcul-bakteri-alarmi-473.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-avrupa-ve-ingiltere-sahillerinde-et-yiyen-olumcul-bakteri-alarmi-473.html</link>
                    <description><![CDATA[Avrupa genelinde etkili olan aşırı sıcaklar, deniz suyu sıcaklıklarını artırarak insan sağlığını tehdit eden Vibrio bakterisinin normalden çok daha erken yayılmasına yol açtı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sağlık uzmanları, özellikle tatil bölgelerindeki deniz suyunda ve nehir ağızlarında görülebilen bu bakteriye karşı yüzücüleri tedbirli olmaya çağırıyor.Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi,uydu verilerini kullanarak deniz suyu sıcaklığı ve tuz&nbsp;oranına göre bir risk haritası hazırladı. Yapılan analizler, normal şartlarda yaz ortasında artması beklenen bakteri yoğunluğunun, bu yıl mevsim normallerinin üzerindeki sıcaklıklar nedeniyle çok daha erken seviyelere ulaştığını gösteriyor. Bakteri, özellikle tatlı su&nbsp;ile tuzlu suyun karıştığı nehir ağızlarında ve az tuzlu durgun kıyılarda sıcaklığın artmasıyla hızla çoğalıyor. En çok risk altında olan bölgeler Uzmanlar, Akdeniz ve Atlas Okyanusu’nun yüksek tuz oranı nedeniyle bu bakteri için genel olarak uygun bir ortam sunmadığını belirtiyor. Ancak yoğun yağışlar sonrası nehirlerden denize karışan tatlı sular bu durumu değiştirebiliyor. Şu an için bakterinin en rahat çoğaldığı ve en yüksek riskin görüldüğü yerler arasında Baltık Denizi ile Kuzey Denizi kıyıları öne çıkıyor. Risk haritasında Bulgaristan, Fransa, Almanya,Romanya ve İsveç gibi ülkelerin kıyı bölgeleri dikkat çekerken, geçtiğimiz günlerde bazı İspanyol plajlarının bu tehlike nedeniyle geçici olarak kapatıldığı biliniyor. Açık yarası olanlar ve bağışıklığı düşük kişiler dikkat etmeli Sağlıklı bireyler için ciddi bir hastalık riski düşük olsa da uzmanlar belirli grupların çok daha dikkatli olması gerektiğinin altını çiziyor. Vücudunda açık yara, kesik, yeni yapılmış dövme veya cerrahi işlem izi bulunan kişilerin, korumasız bir şekilde sıcak deniz sularına girmemesi öneriliyor. Ayrıca karaciğer rahatsızlığı,diyabet&nbsp;veya zayıf bağışıklık sistemine sahip olan bireyler de enfeksiyona karşı açık hedef haline gelebiliyor. Bakteri açık yaralardan vücuda girdiğinde şiddetli ağrı, kızarıklık ve şişliğe yol açarken, tedavi edilmediğinde kan zehirlenmesine kadar varabilen ciddi tablolara neden olabiliyor. Deniz ürünleri tüketimine ve su yutmamaya dikkat Bakteri sadece yaralardan değil, aynı zamanda kirli deniz suyunun yanlışlıkla yutulmasıyla da vücuda geçebiliyor. Bu durum özellikle çocuklar için risk oluşturuyor. Bunun yanı sıra, bakterinin midye ve istiridye gibi kabuklu deniz canlılarında birikebileceğini belirten uzmanlar, iyi pişmemiş deniz ürünlerinin tüketilmesinin mide&nbsp;krampları, kusma ve ishale yol açabileceğini hatırlatıyor. Tatilcilerin yerel plaj uyarılarını dikkate almaları ve sudan&nbsp;çıktıktan sonra yaralarında ani bir değişim fark etmeleri durumunda acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekiyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Avrupa ve İngiltere sahillerinde et yiyen ölümcül bakteri alarmı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 12:09:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/avrupa-ve-ingiltere-sahillerinde-et-yiyen-olumcul-bakteri-alarmi-151533-20260711.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/avrupa-ve-ingiltere-sahillerinde-et-yiyen-olumcul-bakteri-alarmi-151533-20260711.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/avrupa-ve-ingiltere-sahillerinde-et-yiyen-olumcul-bakteri-alarmi-151533-20260711.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılı düzenlenen programla anıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-srebrenitsa-soykiriminin-31-yili-duzenlenen-programla-anildi-472.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-srebrenitsa-soykiriminin-31-yili-duzenlenen-programla-anildi-472.html</link>
                    <description><![CDATA[Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te Sırp birliklerince yapılan ve 8 binden fazla Boşnak sivilin acımasızca katledildiği soykırımın 31'inci yılı dolayısıyla anma programı düzenlendi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bosna Hersek'teki savaşta Srebrenitsa'da Birleşmiş Milletler&nbsp;(BM) askerlerinin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasında gerçekleştirilen anma programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını Aile&nbsp;ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş&nbsp;okudu. Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak üyesi Denis Becirovic, törende yaptığı konuşmada, soykırımın Sırplar tarafından detaylı bir şekilde planlandığını ve en kanlı şekilde işlendiğini vurgulayarak "Boşnak halka yönelik soykırım&nbsp;tüm dünyanın gözü önünde yaşandı." dedi. Uluslararası toplumun o dönem Bosna Hersek halkı için doğru kararlar almadığına işaret eden Becirovic, "Srebrenitsa adalet ve insanlık arayışında bir sembol haline geldi. Srebrenitsa, sadece Bosna Hersek'in yarası değil, uluslararası toplumun sessiz kalmamasına yönelik bir uyarıdır. Bizim sorumluluğumuz yaşanan soykırımı unutmamak, unutturmamak." diye konuştu. Becirovic, Srebrenitsa'da yaşananları sonsuza dek anlatmaya devam edeceklerini vurguladı. "Tanık olduğum sahneleri asla unutamıyorum" Srebrenitsa Anma Törenleri Organizasyon Kurulu Başkanı Hamdija Fejzic ise uluslararası mahkemelerin Srebrenitsa'da "soykırım" yapıldığına hükmettiğini anımsatarak, aradan 31 yıl geçmesine rağmen hala kemiklerine ulaşılamayan binlerce kişinin olduğunu söyledi. İngiliz gazeteci Tony Birtley de savaş&nbsp;zamanı 4 yıl boyunca Bosna Hersek'te bulunduğunu ifade ederek "Tanık olduğum sahneleri asla unutamıyorum." dedi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de gönderdiği yazılı mesajda, Pakistan'ın her zaman Bosna Hersek'in yanında olduğunu belirterek "Bugün de bir kez daha Bosna Hersek'e dayanışma ve destek mesajlarımızı yineliyoruz." ifadesini kullandı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, gönderdiği yazılı mesajda, sadece birkaç günde binlerce Boşnak'ın öldürüldüğünün altını çizerek "Bugün Srebrenitsa anneleriyle beraberiz. Soykırımı inkar eden ve kurban yakınlarını yaralayan her türlü ifadeden kaçınmalıyız." ifadelerine yer verdi. Törende ayrıca,Karadağ Sosyal Refah, Aile Bakımı ve Demografi Bakanı Damir Gutic, Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkan Yardımcısı Kada Hotic de söz alırken, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha da video mesajla katıldı. Bugünkü cenaze töreninde 10 soykırım kurbanı daha toprağa verilecek Srebrenitsa soykırımının 31'inci yılında kimlik&nbsp;tespiti yapılan ve ailelerinin onay verdiği 10 soykırım kurbanı daha Potoçari Anıt Mezarlığı'na defnedilecek. Bugünkü törenin ardından anıt mezarlıkta toprağa verilen kurbanların sayısı 6 bin 782'ye yükselecek. Srebrenitsa soykırımı Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te, Sırp güçler tarafından otobüs&nbsp;ve kamyonlara bindirilen Boşnaklardan 8 bin 372'si götürüldükleri ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda hunharca katledildi. Katledilenlerin cesetleri, ülkedeki çeşitli toplu mezarlara gömüldü. Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor. Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 772 kurban toprağa verilirken, 250 kurban ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklara defnedildi. Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybeden ve cenazesine ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılı düzenlenen programla anıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:58:10 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/srebrenitsa-soykiriminin-31-yili-duzenlenen-programla-anildi-150812-20260711.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/srebrenitsa-soykiriminin-31-yili-duzenlenen-programla-anildi-150812-20260711.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/srebrenitsa-soykiriminin-31-yili-duzenlenen-programla-anildi-150812-20260711.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Trump'tan İran'a gözdağı: Tamamen yok ederiz]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-trumptan-irana-gozdagi-tamamen-yok-ederiz-471.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-trumptan-irana-gozdagi-tamamen-yok-ederiz-471.html</link>
                    <description><![CDATA[Trump, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik 1.000 füze hazır ve ateşlenmeye hazır şekilde hedefe kilitlenmiş durumda,' ifadelerini kullandı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ABD Başkanı Donald Trump, kendisine yönelik bir suikast girişimi olması halinde ABD'nin İran'ın "tüm bölgelerini tamamen yok edeceği ve yok edeceği" yönünde Tahran'a sert bir uyarıda bulundu.İran'ın eski dini lideri Ali Hamaney için bu hafta düzenlenen cenaze törenleri sırasında bazı katılımcılar, Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ölümünü isteyen sloganlar ve pankartlarla sokaklara çıktı. Hamaney'in, şubat ayında başlayan ABD-İran çatışmalarının ilk günlerinde hayatını kaybettiği belirtildi.

Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İran hükümeti tehdidini hayata geçirirse, İslam Cumhuriyeti İran'a yönelik 1.000 füze hazır bekliyor ve hedefe kilitlenmiş durumda. Bunun ardından binlercesi daha derhal gönderilecek," ifadelerini kullandı.

Trump, paylaşımının sonunda geçen nisan ayında İran'ı tehdit ettiği bir mesajında da kullandığı "Allah'a hamdolsun" ifadesine yer verdi.ABD Başkanı cuma günü İran'la görüşmeleri sürdürmeyi kabul ettiğini ancak iki ülke arasında haziran ayında imzalanan "mutabakat zaptı"nda yer alan ateşkesin sona erdiğini yineledi.

Geçici anlaşmanın hükümleri uyarınca, Washington ve Tahran düşmanlıklara son vermeyi kabul etmişti. ABD, İran'a uyguladığı deniz ablukasını kaldıracak, Tahran ise Hürmüz Boğazı'nı yeniden açarak "nükleer silah edinmeyecek veya geliştirmeyecek" olduğunu teyit edecekti. Mutabakat, ABD ve İran'a nihai anlaşmaya varmak için 60 gün tanıyordu.

Ancak bu hafta iki taraf arasında karşılıklı misilleme saldırıları yaşanması, nihai bir anlaşmaya varma çabalarını baltalama tehdidi oluşturdu.Ateş açılması, Washington ile Tahran arasındaki gerilimin merkezinde yer alan, petrol ve gaz için hayati bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerindeki süregelen anlaşmazlık ortamında yaşandı. İran, şubat ayında savaşın başlamasının ardından boğazı fiilen kapatmış, bu da enerji piyasalarında kaosa yol açmış ve ABD'nin yeni askeri adımlarını tetiklemişti.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), kuvvetlerinin salı ve çarşamba günü İran hava savunma sistemleri ve diğer askeri hedeflerine yönelik yeni bir saldırı dalgası başlattığını, bunun da Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini "daha da zayıflatma" amacı taşıdığını açıkladı.

CENTCOM, iki günde yaklaşık 170 hedefin vurulduğunu bildirdi. Buna karşılık İran, Bahreyn ve Kuveyt'teki bazı ABD askeri üslerine saldırdı.

İran 'sözünü tuttuğunu' savunuyor

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, cumartesi günü yaptığı açıklamada, İran'ın ateşkes konusunda "sözünü tuttuğunu" söyledi.

"İran şu ana kadar sözünü tuttu; bunu, mutabakat zaptının 9. maddesini ihlal eden sözde ABD Hazine Bakanı gibi yapmadı," diye sosyal medyada yazdı. ABD Hazine Bakanlığı cuma günü İranlı bir finansör ve İran'daki döviz bürolarına yönelik yeni yaptırımlar açıkladı.

Mutabakat zaptının 9'uncu maddesi, nihai bir anlaşma sağlanana kadar İran'ın "mevcut nükleer programının statükosunu koruyacağını" ve ABD'nin "yeni yaptırımlar uygulamayacağını" ya da "bölgeye ilave güç konuşlandırmayacağını" öngörüyor.

"Bu ihlal, ABD'nin diğer ihlalleri ve hatalarını takip ediyor. Gerçeklik kontrolü: Uyum ancak karşılıklı olabilir," diye ekledi.

Arakçi'nin, İran'ın resmi haber ajansı IRNA'nın aktardığına göre, boğazla ilgili görüşmeler için cumartesi günü Umman'a gitmesi bekleniyor.İngiliz bir denizcilik ajansı, bu hafta Hürmüz Boğazı'ndan geçen tankerlerin birden fazla saldırıya uğradığını bildirdi.

Salı günü Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Macid el-Ensari, boğazda bir Katarlı gemiye düzenlenen saldırıdan İran'ı sorumlu tuttu ve bunu "uluslararası deniz seyrüseferinin güvenliği ve emniyetine yönelik kabul edilemez bir saldırı" olarak nitelendirdi.

Ensari, Doha yönetiminin bu saldırıdan ve ortaya çıkacak tüm zarar ve sonuçlardan İran'ı "tam anlamıyla hukuken sorumlu" tuttuğunu söyledi. Tahran ise suçlamayı reddetti.İran'ın Tasnim ajansı cuma günü yaptığı haberinde, bir Katarlı heyetin, "salı günü yaşanan olayların ardından Katar'ın arabulucu rolünü güçlendirmeye çalışmak" için Tahran'da bulunduğunu aktardı.

&nbsp;




&nbsp;



 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Trump'tan İran'a gözdağı: Tamamen yok ederiz - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 11:10:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trumptan-irana-gozdagi-tamamen-yok-ederiz-142805-20260711.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trumptan-irana-gozdagi-tamamen-yok-ederiz-142805-20260711.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trumptan-irana-gozdagi-tamamen-yok-ederiz-142805-20260711.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İspanya’daki orman yangınında araçta mahsur kalan dört İngiliz hayatını kaybetti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-ispanyadaki-orman-yangininda-aracta-mahsur-kalan-dort-ingiliz-hayatini-kaybetti-470.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-ispanyadaki-orman-yangininda-aracta-mahsur-kalan-dort-ingiliz-hayatini-kaybetti-470.html</link>
                    <description><![CDATA[İspanya’nın güneyinde etkisini sürdüren orman yangınlarında araçlarında mahsur kalan dört İngiliz yaşamını yitirdi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yangınlarda ölü sayısının daha da artmasından endişe ediliyor. Endülüs Bölgesi Sağlık Bakanı Antonio Sanz, araçta bulunan kişilerin sağdan direksiyonlu bir otomobil kullanmaları nedeniyle İngiliz vatandaşı olduklarının değerlendirildiğini söyledi. Almeria’ya bağlı Bédar köyü yakınlarında ise alevlerden kaçmak için araçlarını terk ederek yaya olarak kaçmaya çalışan, turist oldukları düşünülen yedi kişinin daha cansız bedenine ulaşıldı.Yetkililer, şu ana kadar doğrulanan 11 can kaybından 10’unun Belçika veya Birleşik Krallık vatandaşı, birinin ise İspanyol olduğunu açıkladı. Antonio Sanz, tahliye için belirlenen güzergâh yerine farklı bir yol tercih edilmesinin ölümcül sonuçlar doğurduğunu belirterek, “Tahliye rotası yerine başka bir güzergâhın seçilmesi trajik bir tuzağa dönüştü” dedi.Sanz, kurbanların son derece hızlı ilerleyen ve çok kısa sürede yayılan yangına hazırlıksız yakalandığını ifade etti. Şiddetli rüzgâr ve uzun süredir devam eden kurak hava koşullarının etkisiyle büyüyen yangınlarda 19 kişinin ise hâlâ kayıp olduğu bildirildi. Bölgede yaşayan çok sayıda İngiliz’in tercih ettiği Los Gallardos kasabasında 600’den fazla kişi tahliye edildi. Bölgede hava sıcaklığının haftalardır 30 derecenin altına düşmediği belirtildi. Yangının çıkış nedeni henüz kesinlik kazanmazken, ilk bulgular yangının kopan bir elektrik hattından başladığını ve kısa sürede yakındaki ormanlık alana yayıldığını gösteriyor. Bu yangın, İspanya tarihindeki en ölümcül üçüncü orman yangını olarak kayıtlara geçti. 2005 yılında Madrid yakınlarındaki Alto Tajo Doğa Koruma Alanı’nda çıkan yangında 11 itfaiyeci hayatını kaybetmişti. 1984 yılında Kanarya Adaları’nda çıkan bir başka yangında ise rüzgârın aniden yön değiştirmesi sonucu çoğu yürüyüşçü olmak üzere 20 kişi yaşamını yitirmişti. İspanya tarihindeki en ölümcül orman yangını ise 1979 yılında Costa Brava’daki Lloret de Mar’da meydana gelmiş, çoğunluğu çocuklu ailelerden oluşan 21 kişi alevlerden kaçamayarak hayatını kaybetmişti. &nbsp;  &nbsp;  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[İspanya’daki orman yangınında araçta mahsur kalan dört İngiliz hayatını kaybetti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 10 Jul 2026 12:42:59 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ispanyadaki-orman-yangininda-aracta-mahsur-kalan-dort-ingiliz-hayatini-kaybetti-154548-20260710.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ispanyadaki-orman-yangininda-aracta-mahsur-kalan-dort-ingiliz-hayatini-kaybetti-154548-20260710.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ispanyadaki-orman-yangininda-aracta-mahsur-kalan-dort-ingiliz-hayatini-kaybetti-154548-20260710.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NATO Zirvesi'nde Anadolu Lezzetleri]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-nato-zirvesinde-anadolu-lezzetleri-469.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-nato-zirvesinde-anadolu-lezzetleri-469.html</link>
                    <description><![CDATA[Şef Sinem Özler, NATO Zirvesi'nde dünya liderlerine Anadolu mutfağının zenginliklerini sundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Anadolu mutfağının seçkin lezzetlerini NATO Zirvesi'ne katılan dünya liderleriyle buluşturan şef Sinem Özler, "Heyetlerden çok güzel geri dönüşler aldık. Herkes çok mutluydu. Biz şefler için en önemli şey dönen tabaklardır. Tabakların hepsi boştu, bu çok önemli" dedi. Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Beştepe'de dünya liderlerine sunulan özel akşam yemeği lezzetinin yankıları sürüyor. Mutfakta görev alan şeflerden biri ve zirveye katılan üst düzey heyetlere Zeytinyağlı kabak çiçeği dolması, baklalı çanak enginar, Mardin usulü haşlama içli köfte, beğendi, bonfile, buharda ızgara sebze tabağı, bademli irmik helvası ve baklava yemeklerini sunan Sinem Özler, hazırlık sürecini ve menünün detaylarını anlattı. İletişim Başkanlığı koordinasyonunda hazırlanan menüde görev alan Özler, her tabağın büyük bir titizlikle hazırlandığını belirterek, "Hazırlanan tüm yemekler Türk mutfağının, Anadolu mutfağının çeşitleriydi. Ben de özellikle kendi mutfağımdan yemekler üzerine bir menü hazırladım. Tabii ki burada bir ortak nokta bulduk. Benim heyet yemeğim 300 kişilikti. Onun üzerine bir liste hazırladık, onaya sunduk. Çeşitli görüşmelerden sonra son kararları verdik. Menü de şu şekildeydi, mutlaka bir dolmayı tattırmamız gerekiyordu. Biliyorsunuz bizim mutfağımızın vazgeçilmezidir. Zeytinyağlı kabak çiçeği dolması yaptık, çok sevildi. Diğer yemeğimiz enginardı, Baklalı Çanak Enginar yaptık. Urla küçük çanak enginarlarımızı yaptık baklalı ve içli köfte yaptık. İçli köfte de zaten vazgeçilmezimiz, haşlama olarak Mardin usulü bir içli köfte yaptık. Başlangıç olarak böyle bir tabağımız vardı. Daha sonra beğendi yaptık. Beğendi de biliyorsunuz bizim çok sevdiğimiz ve mutlaka etlerin yanında sunduğumuz bir lezzetimiz. Bonfile hazırladık ızgarada, beğendi ile beraber ve buharda pişirdiğimiz ızgara sebze tabağı vardı. Tatlılarda da bademli irmik helvası yaptık ve tabii baklava sunduk. Bizim mutfağımızda hazırladığımız baklava ve dondurma ile tatlılarımızı da bu şekilde hazırladık" dedi. "Yaklaşık 8 aylık bir çalışma vardı" Yaklaşık 8 aylık bir çalışmanın sonucu menünün oluştuğuna değinen Özler, "NATO Zirvesi çok önemliydi, çok kıymetliydi. Yaklaşık 8 aylık bir çalışma vardı. Bizler son bir buçuk ayda yemek içme olarak heyetlere dahil olduk. Tabii külliyeden zaten direktifleri aldık. Oradan gelen bilgiler doğrultusunda da bizler zaten listelerimizi sunduk. Daha sonra değerlendirmeler oldu ve görüşmelere başladık. Bizden istenen alternatif menüler, oradaki beklentiye göre menülerimizi hazırladık, onaya sunduk. Onay sürecinden sonra da çalışmalara başladık ve işte iki gün boyunca da orada heyetlerimizle beraber dahil olup sunumlarımızı hazırladık. Tabii biz hazırlıklardan dolayı öncesinde gittik" diye konuştu. "Heyetlerden çok güzel geri dönüşler aldık" Yemekleri tadan heyetlerden çok güzel geri dönüşler aldıklarını söyleyen Özler, "Herkes çok mutluydu. Biz şefler için en önemli şey dönen tabaklardır. Tabakların hepsi boştu, bu çok önemli. Akşam oturumuydu ve kalabalık bir oturumdu benimki. O yüzden de son dakikaya kadar bekledik ve baktık, izledik, içeriden bilgi almaya çalıştık. Ama gerek o anda aldığımız dönüşler gerek sonrasında da aldığımız dönüşler çok kıymetliydi ve çok mutlulardı. Bu da bizim için çok büyük gurur kaynağı tabii" şeklinde konuştu. "Çok büyük bir gurur" Çok büyük bir gurur yaşadığını belirten Özler, "Zirve çok güzel bir deneyimdi, çok kıymetliydi. Zaten biz ilk günden bu yana hep Anadolu mutfağını anlatmaya çalışıyoruz hem ülkemizde hem yurt dışındaki temsilciliklerde. Bu kategoride de orada bulunmak çok önemliydi çünkü çok değerli bir atmosfer vardı, çok özverili bir çalışma vardı. Misafirlerimize bunu anlatabilmek ve onların da bu lezzetleri sevmesi inanılmaz çok kıymetliydi ve çok gururluyum. İnsanın hayatında bence kolay kolay elde edemeyeceği, belki bir daha yaşamak nasip olur mu ama çok güzel çok kıymetliydi. Yemek günü zordu, gerçekten zordu. Ben biraz alışkındım da esasında biz meslek olarak çok tabii çalışmaya, uzun saatlere ve kalabalığa ama orada çok büyük bir yük vardı omuzlarımızda. Yani mahcup olmamak, o standartları korumak, o lezzette herkesin bir ortak noktasını yakalayabilmek çok kıymetliydi. O gün çok zordu. Ben o gün nasıl bitti, gece nasıl oldu, bugün biraz kendime geliyorum. O yüzden de çok heyecanlı ve çok güzeldi. Çok büyük bir gurur yani, en büyük hissiyatımız şu anda da o. Biz zaten dünyada Türk mutfağının ilk üçte olduğunu biliyoruz, ben buna gönülden inanıyorum. İnşallah bu konuda da harika çalışmalar yapacağız, daha çok anlatmaya devam edeceğiz. Bizim yemeğimiz de o hak ettiği değere ulaşacak" ifadelerini kullandı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[NATO Zirvesi'nde Anadolu Lezzetleri - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 15:20:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-zirvesinde-anadolu-lezzetleri-182617-20260709.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-zirvesinde-anadolu-lezzetleri-182617-20260709.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-zirvesinde-anadolu-lezzetleri-182617-20260709.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi'nde ikinci gün mesaisi başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-nato-ankara-zirvesinde-ikinci-gun-mesaisi-basladi-468.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-nato-ankara-zirvesinde-ikinci-gun-mesaisi-basladi-468.html</link>
                    <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen 36. NATO Zirvesi'nde ikinci gün mesaisi başladı. Liderler yoğun diplomasi trafiğini bugün Beştepe'de sürdürecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye'nin ev sahipliğinde başkent Ankara'da düzenlenen 36. NATO&nbsp;Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, ikinci gününde liderlerin katılımıyla gerçekleştirilen kritik oturumlarla devam ediyor. Zirvenin ilk gününde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan tarafından CumhurbaşkanlığıKülliyesi'nde karşılanan devlet ve hükümet başkanları, bugün programın ikinci ayağı için yeniden Beştepe'ye ulaştı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılan liderler aile fotoğrafı çektirdi.Fotoğrafta; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Letonya Cumhurbaşkanı Edgars Rinkevics, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Çekya Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Zoran Milanovic, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Hollanda Başbakanı Rob Jetten, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, Yunanistan Başbakanı Kiriakos Miçotakis, Portekiz Başbakanı Luis Montenegro, Lüksemburg Başbakanı Luc Frieden, Belçika Başbakanı Bart De Wever, Slovenya Başbakanı Janez Jansa, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Kanada Başbakanı Mark Carney, İzlanda Başbakanı Kristrun Frostadottir, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, Çekya Başbakanı Andrej Babis, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama da yer aldı. Liderler, daha sonra zirve gündemindeki stratejik konuları görüşmek ve ittifakın geleceğine yönelik kararları almak üzere Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'ndaki toplantıya katılmak için yerlerini aldı. Toplantı öncesi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump ayaküstü sohbet ederek kritik konularda istişarelerde bulundular. Ayaküstü zirvede Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da yer aldı. İlk gün resepsiyonla noktalanmıştı Ankara’daki tarihi zirvenin ilk günü, akşam saatlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen resmi resepsiyonla sona ermişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderler onuruna verdiği resepsiyonda, müttefik ülkeler arasındaki bağların güçlendirilmesine vurgu yapılmış ve liderler gayriresmi ortamda ikili görüşmeler gerçekleştirmişti. Kritik başlıklar masada Zirvenin ikinci gününde Cumhurbaşkanlığı Sergi Salonu'nda yapılacak oturumlarda; bölgesel güvenlik, NATO’nun genişleme stratejileri ve küresel savunma iş birlikleri gibi kritik başlıkların ele alınması bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın zirve süresince katılımcı liderlerle baş başa ve heyetler arası görüşmelerine devam etmesi, akşam saatlerinde ise zirvenin sonuçlarına ilişkin bir basın toplantısı düzenlemesi öngörülüyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[NATO Ankara Zirvesi'nde ikinci gün mesaisi başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:09:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-ankara-zirvesinde-ikinci-gun-mesaisi-basladi-151643-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-ankara-zirvesinde-ikinci-gun-mesaisi-basladi-151643-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/nato-ankara-zirvesinde-ikinci-gun-mesaisi-basladi-151643-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[İngiltere’de okullara alerji kalemi zorunluluğu geliyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-ingilterede-okullara-alerji-kalemi-zorunlulugu-geliyor-467.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-ingilterede-okullara-alerji-kalemi-zorunlulugu-geliyor-467.html</link>
                    <description><![CDATA[Eylül ayından itibaren İngiltere’de tüm okullarda hayat kurtarıcı adrenalin oto-enjektörleri (alerji kalemleri) bulundurulmaya başlanacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Yeni düzenleme, 2021 yılında okulda yanlışlıkla inek sütü proteini tüketmesinden sonra hayatını kaybeden 5 yaşındaki Benedict Blythe’ın anısına hazırlanan “Benedict Yasası” kapsamında hayata geçirilmektedir. İngiltere hükümeti tarafından yayımlanmış olan yeni yasal düzenlemelere göre okullar, yalnızca acil durumlarda kullanılmak üzere yedek alerji kalemi bulundurmakla kalmayacak; aynı zamanda okul genelini kapsamakta olan bir alerji politikası da oluşturmaya başlayacak, tüm personele alerji eğitimi verecek ve alerjisi bulunmakta olan her öğrenci için bireysel sağlık planı da hazırlanmaya başlanacaktır. Yeni düzenlemeler ise Eylül ayında yürürlüğe girecek. 2027 yılından itibaren ise bu uygulamalar devlet okulları, bağımsız okullar ve ücretli özel eğitim okulları için yasal zorunluluk haline gelecektir. Lincolnshire’ın Stamford kentinde yaşamakta olan Benedict Blythe, astımın yanı sıra yumurta, kuruyemiş ve süt alerjisi ile yaşamaktaydı. Aralık 2021’de Barnack İlkokulu’nda yanlışlıkla inek sütü proteinine maruz kalmasının ardından hayatını kaybetti. Benedict’in annesi Helen Blythe ise, okul ile birlikte ayrıntılı bir alerji eylem planı hazırladıklarını fakat yapılmış olan soruşturmada bu planın uygulanmadığının ortaya çıktığını ifade etti. Blythe, yeni düzenlemeyle çocukların geçmişe kıyasla çok daha güvenli bir eğitim ortamına kavuşacağını belirterek, “Bu uygulamanın sadece çocukları değil, okullarda çalışan personeli de koruyacağına inanıyoruz. Acil bir durumda ne yapılacağını bilmeleri onlara güven verecek.” ifadelerini kullandı. Helen Blythe, “Benedict Yasası ve bu rehber o dönemde yürürlükte olsaydı, büyük ihtimalle oğlum bugün hâlâ hayatta olacaktı.” dedi. Eğitim Bakanı Olivia Bailey ise, her çocuğun okulda kendini güvende hissetmeyi hak ettiğini belirterek, yeni düzenlemenin Helen ve Peter Blythe’ın yıllardır sürdürdüğü mücadelenin sonucu olduğunu ifade ediyor. Benedict’in annesi ise yasanın oğlunun en anlamlı mirası olduğunu belirterek, “Belki hiç tanımayacağımız insanların hayatı bu düzenleme sayesinde kurtulacak. Benedict son derece yardımsever bir çocuktu. Onu bu şekilde yaşatabiliyor olmak bizim için en büyük teselli.” ifadelerini kullandı. &nbsp;  &nbsp;  ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[İngiltere’de okullara alerji kalemi zorunluluğu geliyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 08 Jul 2026 12:03:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ingilterede-okullara-alerji-kalemi-zorunlulugu-geliyor-150705-20260708.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ingilterede-okullara-alerji-kalemi-zorunlulugu-geliyor-150705-20260708.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/ingilterede-okullara-alerji-kalemi-zorunlulugu-geliyor-150705-20260708.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kraliyet ailesi personel arıyor! Maaş: £52.000]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-kraliyet-ailesi-personel-ariyor-maas-52000-466.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-kraliyet-ailesi-personel-ariyor-maas-52000-466.html</link>
                    <description><![CDATA[Kral Charles ve Kraliçe Camilla, sosyal medya hesaplarını daha aktif kullanmak için Buckingham Sarayı bünyesinde bir video yapımcısı arıyor. Yıllık 52 bin sterlin (yaklaşık 3,5 milyon TL) maaşla tam zamanlı olarak işe alınacak kişi, bir İngiliz hükümdarı tarafından bu pozisyona getirilen ilk kişi olacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Buckingham Sarayı, Kral Charles ve eşi Kraliçe Camilla'nın sosyal medya içeriklerini yönetmek üzere bir video yapımcısı arıyor. Kraliyet ailesi, dijital medyaya verdiği önemi artırarak, yeni bir iş ilanı yayınladı. İlanda, tam zamanlı pozisyon için yıllık 52 bin sterlin (yaklaşık 3,5 milyon TL) maaş teklif edildiği belirtildi.

İş ilanına göre, aranan kişi büyük devlet etkinliklerinden sahne arkası anlarına kadar her türlü içeriği hazırlayacak. Bu pozisyon, bir İngiliz hükümdarı tarafından ilk kez bir video yapımcısının işe alınması anlamına geliyor. The Times gazetesi, Kral Charles'ın bu pozisyon konusunda oldukça heyecanlı olduğunu aktardı.

12 Temmuz'da sona erecek başvurularda, ideal adayda aranan özellikler arasında "hikaye anlatımına sosyal medyayı önceliklendiren bir yaklaşım benimsemesi; Instagram, X ve YouTube gibi platformlar için yüksek kaliteli içerik üretmek üzere video ve fotoğraf prodüksiyonu üzerinde çalışması" yer alıyor. İlanda ayrıca, "Önemli devlet etkinliklerinden perde arkası anlarına kadar, her içerik parçasının ilgi çekici, yaratıcı ve etkili olmasını sağlayacaksınız" ifadeleri kullanıldı.

Kraliyet ailesi, adaydan üst düzey kameralardan telefonlara kadar çeşitli ekipmanlar kullanmasını, yeni kitlelere ulaşan trendlere uygun içerikler oluşturmak için neyin işe yaradığına dair içgüdüsünün bulunmasını bekliyor. Ayrıca trendleri takip etmesi, erişimi ve etkileşimi en üst düzeye çıkarmak için içeriklerini sürekli olarak geliştirmesi de isteniyor.

Kral ve Kraliçe halihazırda kameraman Duncan Stone ile çalışıyor. Stone, çekilen görüntüleri İngiliz yayın kuruluşlarına dağıtıyor. Yeni görev, özel sekreterin ofisindeki kraliyet iletişim ekibinin bir parçası olacak. Tarihsel olarak özel hayatlarına düşkün ve içine kapanık olan kraliyet ailesi, son yıllarda özel hayatlarını giderek daha fazla kamuya açık bir şekilde sergilemeye başladı.

Prens William ve Prenses Kate Middleton, sosyal medya platformları için çeşitli samimi ve profesyonel videolar hazırlayan bir video yapımcısıyla çalışıyor. Bugüne dek resmi kraliyet ziyaretlerinden samimi aile anlarına ve kişisel duyurulara kadar her şeyi paylaştılar. 15'inci evlilik yıl dönümlerini kutlamak için yeni bir aile fotoğrafı yayınlayan çift, sosyal medyada en aktif kraliyet çifti olarak öne çıkıyor. Kral Charles ve Kraliçe Camilla da sosyal medyayı giderek daha fazla kullanmaya başladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/gundem-haberleri">Gündem</category><dc:creator><![CDATA[Kraliyet ailesi personel arıyor! Maaş: £52.000 - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:30:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kraliyet-ailesi-personel-ariyor-maas-52000-173613-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kraliyet-ailesi-personel-ariyor-maas-52000-173613-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/kraliyet-ailesi-personel-ariyor-maas-52000-173613-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dünya liderleri NATO Zirvesi için Ankara'da buluşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-dunya-liderleri-nato-zirvesi-icin-ankarada-bulusuyor-465.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-dunya-liderleri-nato-zirvesi-icin-ankarada-bulusuyor-465.html</link>
                    <description><![CDATA[Türkiye, 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek 36. NATO Zirvesi'nde 32 üye ülkenin devlet ve hükümet başkanını, binlerce diplomata ve gazeteciye ev sahipliği yapacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Dev zirve için Ankara genelinde güvenlikten lojistiğe, iletişimden teknolojiye kadar tüm hazırlıklar tamamlandı.Başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, İttifak'ın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği bakımından kritik öneme sahip. Türkiye'nin diplomatik ağırlığını görünür kılması beklenen Ankara Zirvesi'nin, dünya liderlerini ağırlamasının yanı sıra Türkiye'nin NATO&nbsp;içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne olması planlanıyor. Zirvenin, Türkiye'nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılması öngörülüyor. Külfet paylaşımı, zirvenin temel gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Başta ABD&nbsp;Başkanı Donald Trump olmak üzere 32 devlet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları, Ankara'da bir araya gelecek. NATO üyesi ülkelerin yanı sıra AP4 (Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda&nbsp;ve Güney Kore) ülkelerinin de katılacağı zirve, Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik güvenlik gündemlerini aynı masada buluşturacak. Savunma Sanayi Forumu Son 3-4 yılda NATO'nun yan etkinliği şeklinde tasarlanan Savunma Sanayi Forumu, ilk kez zirvenin resmi programının parçası haline gelecek. 2004'te İstanbul'daki NATO Zirvesi'nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn,Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel oturum düzenlenecek ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacak. Türkiye, NATO üyesi 32 devlet ve hükümet başkanının yanı sıra davetli çok sayıda lideri, yaklaşık 100 bakanı, çok sayıda üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcilerini ve binlerce yabancı misafiri ağırlayacak. Dünyanın dört bir yanından 3 bine yakın gazeteci, televizyon ekibi, foto muhabiri, dijital medya temsilcisi ve uluslararası yayın kuruluşu, zirveyi takip etmek için akreditasyon başvurusunda bulundu. Zirve kapsamında 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma olmak toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görevlendirilecek. Ayrıca suç ve suçlularla mücadele amacıyla siber ortamda 7/24 esasıyla sanal devriye faaliyetleri için 639 personel görevlendirilecek. Zirve kapsamında Ankara, Esenboğa ve Mürted olmak üzere 3 havaalanı ile katılımcılara hizmet verilecek. Zirve marjında 28-29 Haziran'da İstanbul'da Dolmabahçe Sarayı'nda NATO Parlamenter Zirvesi, 6 Temmuz'da zirveye katılacak müttefik daimi temsilcileri ve Ankara'da mukim büyükelçileri için gayriresmi davet, 6 Temmuz'da SAM-Chatham House Çalıştayı, 7 Temmuz'da "NATO Ankara Summit Dialogues" başlıklı panel dizisi, 7-8 Temmuz'da SETA-MSC "Allies at Ankara" başlıklı etkinlik ve 7-8 Temmuz'da "Transatlantik Siyaset Planlamacılar Yuvarlak Masa Toplantısı", yan etkinlikler olarak düzenlenecek. 2004 İstanbul Zirvesi, dönüşüm sürecinin önemli dönüm noktası NATO'nun 55 yıllık tarihindeki 17. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi olan İstanbul Zirvesi, İttifak'ın dönüşüm sürecinde önemli bir dönüm noktası kabul ediliyor. Zirveye o dönem NATO üyesi 26 ülkenin yanı sıra İttifak ile işbirliği yapan 20 ülkenin devlet ve hükümet başkanları, dışişleri ve savunma bakanları ile sivil ve askeri yetkilileri katıldı. Toplam 46 ülkenin temsil edildiği toplantılar, uluslararası güvenlik gündeminin şekillendirilmesinde önemli rol oynadı. İstanbul Zirvesi, özellikle NATO'nun Afganistan'daki rolünün genişletilmesi, Irak&nbsp;güvenlik güçlerine eğitim desteği verilmesi ve 7 yeni üyenin (Bulgaristan, Estonya, Letonya, Litvanya, Romanya, Slovakya, Slovenya) İttifak içindeki ilk zirvesi olması bakımından dikkati çekti. Bu 7 ülke, NATO'nun Soğuk Savaş&nbsp;sonrası gerçekleştirdiği en büyük genişleme dalgasının parçası olarak 29 Mart 2004'te resmen üye yapıldı. Dolayısıyla İstanbul Zirvesi, bu ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının NATO Zirvesi'ne ilk kez tam üye sıfatıyla katıldıkları toplantı oldu. Zirve, Kuzey Atlantik Konseyi (NAC), NATO-Rusya Konseyi, NATO-Ukrayna Komisyonu, Avro-Atlantik Ortaklık Konseyi (EAPC) olmak üzere 4 ana toplantıdan oluşuyordu. Önemli dünya liderlerinin katıldığı zirvede dönemin ABD Başkanı George Bush,İngiltere Başbakanı Tony Blair, Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac,Almanya&nbsp;Başbakanı Gerhard Schröder, ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld,Afganistan&nbsp;Devlet Başkanı Hamid Karzai, Gürcistan&nbsp;Cumhurbaşkanı Mihail Saakaşvili, Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, İtalya Dışişleri Bakanı Franco Frattini ve birçok ülkenin üst düzey temsilcileri, İstanbul'da bir araya geldi. Zirve kapsamında NATO-Rusya Konseyi Toplantısı düzenlendi ancak Rusya&nbsp;Devlet Başkanı Vladimir Putin, İstanbul'a gelmedi ve bu durum o dönemde dikkati çekti. Toplantı, Putin'in katılmaması ve Rus birliklerinin Gürcistan ile Moldova'dan çekilmesine ilişkin konularda ilerleme sağlanamaması nedeniyle beklenen ilgiyi görmedi. Dönemin Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Vaclav Klaus ise ülkesindeki hükümet krizi nedeniyle zirveye katılamadı, NATO üyeliği için bekleyen Arnavutluk,Hırvatistan&nbsp;ve Makedonya'ya üyelik tarihi verilmedi. NATO'nun Afganistan'daki varlığının genişletilmesi ile Bosna Hersek'teki operasyonun sonlandırılmasının yanı sıra Irak güvenlik güçlerine eğitim desteği sağlanması ve İttifak'ın operasyonel kabiliyetlerinin güçlendirilmesi yönünde kararlar alındı. Bunun yanı sıra yeni ortaklık girişimlerinin başlatılması da karara bağlandı. Eski ABD Başkanı Bush, zirveden bir gün önce Ankara'ya gelerek Türk yetkililerle görüşmeler yaptı. Zirvenin son gününde ise Galatasaray Üniversitesi'ndeki konuşmasında Türkiye'nin Avrupa ile yapay sınırlarla ayrılmasına karşı olduklarını ifade etti. Olağanüstü güvenlik önlemleri 2004'te de zirve için olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Yaklaşık 3 bin delege ve 3 bin 500 basın mensubunun katıldığı organizasyonda İstanbul, güvenlik çemberiyle korundu. NATO Zirvesi nedeniyle Kapalıçarşı belirli sürelerle ziyarete kapatılırkenPTT de zirve anısına özel tarih damgalı zarf ve posta materyalleri hazırladı. Zirvenin devam ettiği sırada uluslararası kamuoyunu etkileyen önemli bir gelişme Irak'tan geldi. Irak'ta egemenliğin geçici hükümete planlanandan daha erken devredildiği haberi, liderlerin İstanbul'daki toplantıları esnasında dünyaya duyuruldu. Böylece NATO liderleri, İstanbul'da geleceğin güvenlik politikalarını tartışırken dünya siyasetinin en önemli gelişmelerinden biri de aynı saatlerde gerçekleşmiş oldu. 2004 İstanbul NATO Zirvesi, alınan kararlar, uluslararası katılım düzeyi ve güvenlik politikalarına etkileri bakımından NATO tarihinin en önemli zirvelerinden biri olarak kayıtlara geçti. 56 binden fazla güvenlik personeli görevde Zirvenin huzur ve güven içinde geçmesi için Türkiye, tarihindeki en büyük güvenlik operasyonlarından birini yürütüyor. Toplamda 56 bin 288 güvenlik personeli sahada olacak. Bu rakamın 48 bin 841’ini emniyet, 7 bin 447’sini ise jandarma personeli oluşturuyor. Güvenlik önlemleri sadece fiziksel alanla sınırlı kalmayacak. Siber ortamda gelebilecek tehditlere karşı 639 uzman personel "sanal devriye" faaliyetleri kapsamında 7/24 esasına göre görev yapacak. Dev medya merkezi Dünya basınının zirveye ilgisi üst düzeyde. Yaklaşık 3 bin gazeteci, televizyon ekibi ve dijital medya temsilcisinin akreditasyon başvurusu yaptığı zirvenin medya merkezi, Cumhurbaşkanlığı&nbsp;Millet Kütüphanesi olarak belirlendi. Medya merkezinde 1600 basın mensubu için çalışma alanı, 100'e yakın canlı yayın noktası (54’ü sabit), 40 profesyonel montaj odası, stüdyolar ve röportaj alanları bulunuyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Dünya liderleri NATO Zirvesi için Ankara'da buluşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 06 Jul 2026 14:04:50 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/dunya-liderleri-nato-zirvesi-icin-ankarada-bulusuyor-171510-20260706.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/dunya-liderleri-nato-zirvesi-icin-ankarada-bulusuyor-171510-20260706.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/dunya-liderleri-nato-zirvesi-icin-ankarada-bulusuyor-171510-20260706.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yolcu gemisinde norovirüs alarmı: 120'den fazla kişi hastalandı, karantina başladı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-yolcu-gemisinde-norovirus-alarmi-120den-fazla-kisi-hastalandi-karantina-basladi-464.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-yolcu-gemisinde-norovirus-alarmi-120den-fazla-kisi-hastalandi-karantina-basladi-464.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD'de bir yolcu gemisinde patlak veren norovirüs salgını alarma neden oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kaliforniya açıklarında seyreden gemide 120'den fazla yolcu ve mürettebatın kusma ve ishal şikâyetiyle hastalanmasının ardından acil sağlık protokolleri devreye sokulurken, gemi karantinaya alındı.

ABD'nin&nbsp;Kaliforniya&nbsp;eyaleti açıklarında seyreden bir yolcu gemisi, 120'den fazla yolcu ve mürettebatta görülen norovirüs salgını nedeniyle karantinaya alındı. Gemide uygulanan acil hijyen önlemlerinin ardından vakaların kontrol altına alınmaya başladığı bildirildi.

125 KİŞİDE KUSMA VE İSHAL GÖRÜLDÜ

Princess Cruises şirketine ait Ruby Princess adlı yolcu gemisinde, Alaska ve Kanada'nın Britanya Kolumbiyası eyaletini kapsayan 20 günlük sefer sırasında çok sayıda yolcu mide-bağırsak rahatsızlığı yaşadı.

ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) verilerine göre, gemide bulunan 3 bin 32 yolcudan 102'si ile bin 144 mürettebat üyesinden 23'ü başta kusma ve ishal olmak üzere norovirüs belirtileri gösterdi. Toplam hasta sayısı böylece 125'e ulaştı.

Geminin 12 Haziran'da San Francisco'dan hareket ettiği, salgının ise 28 Haziran'da bildirildiği, seferin 2 Temmuz'da sona erdiği açıklandı.

GEMİ KARANTİNAYA ALINDI

Salgının ardından Ruby Princess, Kaliforniya'nın San Francisco açıklarında kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri tamamlanıncaya kadar karantinaya alındı.

CDC'ye bağlı Gemi Sanitasyon Programı'nın (VSP), gemide uygulanan salgınla mücadele ve hijyen prosedürlerini uzaktan takip ettiği belirtildi. Şirketin hasta yolcu ve mürettebattan numuneler topladığı, semptom gösteren kişileri izole ettiği ve sağlık yetkilileriyle koordineli çalıştığı kaydedildi.

Princess Cruises tarafından yapılan açıklamada, "20 günlük Ruby Princess seferi sırasında sınırlı sayıda yolcuda hafif mide-bağırsak rahatsızlığı görüldü. Ekibimiz gelişmiş hijyen protokollerini derhal uygulamaya aldı. Vakalar azaldı ve düşük seviyede seyretmeye devam ediyor." ifadelerine yer verildi.

Şirket ayrıca geminin yeni seferine çıkmadan önce kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon işleminden geçirileceğini duyurdu.

BİRKAÇ AY ÖNCE DE AYNI ŞİRKETİN GEMİSİNDE SALGIN YAŞANMIŞTI

Ruby Princess'te yaşanan olay, birkaç ay önce yine Princess Cruises filosundaki Caribbean Princess gemisinde görülen benzer norovirüs salgınını akıllara getirdi.

28 Nisan-11 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Karayip seferi sırasında gemide bulunan 3 bin 116 yolcudan 102'si ile bin 131 mürettebat üyesinden 13'ü kusma ve ishal şikâyetiyle hastalandı. Salgının ardından hasta yolcu ve mürettebat izole edilirken, gemide kapsamlı temizlik ve dezenfeksiyon çalışmaları gerçekleştirildi. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) olayla ilgili inceleme başlatırken, Caribbean Princess'teki salgında herhangi bir can kaybı yaşanmadığı açıklandı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Yolcu gemisinde norovirüs alarmı: 120'den fazla kişi hastalandı, karantina başladı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 17:02:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/yolcu-gemisinde-norovirus-alarmi-120den-fazla-kisi-hastalandi-karantina-baslad-200821-20260704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/yolcu-gemisinde-norovirus-alarmi-120den-fazla-kisi-hastalandi-karantina-baslad-200821-20260704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/yolcu-gemisinde-norovirus-alarmi-120den-fazla-kisi-hastalandi-karantina-baslad-200821-20260704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Trump: “ABD'nin NATO'ya desteğini sürdürmesi saçma”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-trump-abdnin-natoya-destegini-surdurmesi-sacma-463.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-trump-abdnin-natoya-destegini-surdurmesi-sacma-463.html</link>
                    <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Ankara´da yapılacak NATO zirvesi öncesinde ittifaka yönelik sert açıklamalarda bulundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Trump, Truth Social’da yaptığı paylaşımda, ABD’nin NATO ile “tek taraflı” ilişkisinin “saçma” olduğunu belirtti. ABD’nin diğer üyelere göre çok daha fazla savunma harcaması yaptığını belirten Trump, “Onlar bizim için orada değildi” diyerek ittifakın karşılıklı olmadığını savundu. Trump, Avrupa’nın İran savaşındaki tutumunu da eleştirerek, Avrupa’nın kendi savunmasında daha fazla sorumluluk alması gerektiğini vurguladı. Geçen yıl Trump’ın baskısıyla NATO ülkeleri, 2035’e kadar savunma harcamalarını GSYH’nin yüzde 5’ine çıkarma konusunda anlaşmıştı. 32 üye ülkenin katılacağı zirve, 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak. 1949’da kurulan NATO, uzun yıllar ABD liderliğinde Avrupa’da istikrarın sağlanmasında önemli rol oynamıştı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Trump: “ABD'nin NATO'ya desteğini sürdürmesi saçma” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 11:03:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trump-abdnin-natoya-destegini-surdurmesi-sacma-140822-20260704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trump-abdnin-natoya-destegini-surdurmesi-sacma-140822-20260704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/trump-abdnin-natoya-destegini-surdurmesi-sacma-140822-20260704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[2 bin yıl önce ölen birinin kemikleri aletlere dönüştürülmüş]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-2-bin-yil-once-olen-birinin-kemikleri-aletlere-donusturulmus-462.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-2-bin-yil-once-olen-birinin-kemikleri-aletlere-donusturulmus-462.html</link>
                    <description><![CDATA[İskoçya'da yapılan araştırmalar, 2 bin yıllık bir kadın iskeletinin kemiklerinin ölümünden sonra yontularak alete dönüştürüldüğünü ve ardından mezara tekrar dizildiğini ortaya çıkardı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İskoçya kıyılarında ilk olarak 2 bin yılında gün yüzüne çıkarılan ancak günümüz teknolojisiyle yeniden analiz edilen mezarda, biri 30 yaşlarında bir kadına, diğeri ise yaklaşık 15 yaşlarında bir erkek çocuğuna ait iki iskelet yer alıyor. DNA testleri, aynı mezarı paylaşan bu iki kişinin muhtemelen kuzen olduğunu gösteriyor. Ancak araştırmayı asıl ilginç kılan unsur, kadının iskeleti üzerinde tespit edilen sıra dışı müdahaleler oldu. İncelemelere göre, kadının kol ve bacaklarındaki en az dört uzun kemik, uçları adeta birer kazık gibi sivriltilerek alet formuna getirilmiş. İlk kazılarda bu izlerin kemirgen ısırması olabileceği düşünülse de modern mikroskobik analizler, kemiklerin keskin bir bıçak ya da aletle kasıtlı olarak yontulduğunu kanıtlayan insan yapımı izleri ortaya koydu. Beyni çıkarılıp anatomiye uygun şekilde yeniden gömülmüş Arkeologları en çok düşündüren durumlardan biri, yontulmuş bu kemiklerin mezara gelişigüzel bırakılmaması oldu. Kimliği belirsiz kişiler, kadının uzuvlarını alet gibi işledikten sonra, tüm parçaları anatomik olarak doğru yerlerine gelecek şekilde iskeleti mezarda yeniden birleştirmiş. Üstelik kadının kafatasında yapılan incelemeler, ölümünün ardından beyninin de kasıtlı bir operasyonla çıkarıldığını gösteriyor. Uzmanlar, günlük kullanım amacıyla insan kemiğinden alet yapıp sonra bunu mezara titizlikle geri yerleştirmenin mantığını çözmekte zorlanıyor. Araştırmanın başyazarı arkeolog Laura Castells Navarro, bu yoğun ve sıra dışı müdahalenin arkasındaki motivasyonu yorumlamanın zor olduğunu ancak iskeletin bu denli büyük bir özenle yeniden bir araya getirilmesinin, bu kadının topluluğu içinde büyük bir saygı ve itibar gördüğüne işaret edebileceğini belirtiyor. Demir Çağı'nın denizci toplulukları Mezardaki iskeletlerin zamanla aşınması ve bölgedeki taşların geçmişte duvar yapımı için yerinden sökülmesi nedeniyle, kadının alt bedeni, çocuğun ise iskeletinin büyük kısmı günümüze ulaşamadı. Ancak elde edilen DNA verileri, bu iki akrabanın bölgedeki geniş bir denizci topluluk ağının parçası olduğunu gösteriyor. Araştırma, bu aile bağlarının mezarın bulunduğu noktadan Orkney Adaları'na kadar uzanan 265 kilometrelik bir kıyı şeridine yayıldığını kanıtladı. Uzmanlar,&nbsp;Demir Çağı'ndaki tarih öncesi denizci toplulukların İskoçya'nın kuzey kıyılarında küçük gruplar halinde düzenli olarak yer değiştirdiğini, bu hareketliliğin de kültürel geleneklerin ve ritüellerin korunmasını sağladığını ifade ediyor. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[2 bin yıl önce ölen birinin kemikleri aletlere dönüştürülmüş - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:25:46 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/2-bin-yil-once-olen-birinin-kemikleri-aletlere-donusturulmus-132940-20260704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/2-bin-yil-once-olen-birinin-kemikleri-aletlere-donusturulmus-132940-20260704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/2-bin-yil-once-olen-birinin-kemikleri-aletlere-donusturulmus-132940-20260704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Londra'da yapay zekanın yükseköğretimdeki etkileri ve riskleri ele alındı. Önemli isimler katıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-londrada-yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-etkileri-ve-riskleri-ele-alindi-onemli-isimler-katildi-461.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-londrada-yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-etkileri-ve-riskleri-ele-alindi-onemli-isimler-katildi-461.html</link>
                    <description><![CDATA[Yükseköğretimde Yapay Zeka Çalıştayı Yapıldı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yapay zekanın yükseköğretimde ortaya çıkardığı yeni imkanlar, riskler ve sorumluluklar,&nbsp;Londra'da düzenlenen Yükseköğretimde Şuurlu Gelecekler Çalıştayı'nda ele alındı. Londra'daki Imperial College'da düzenlenen çalıştaya, Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, Türkiye'nin Londra Başkonsolosu Büyükelçi Hasan Ulusoy, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, İbn Haldun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Atilla Arıkan ile çok sayıda davetli ve dinleyici katıldı. Çalıştayın açılışında konuşan Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Ertaş, birkaç yıl önce uzak ve soyut bir husus olarak bahsedilen yapay zekanın bugün hayatın her alanını derinden etkileyen bir gerçekliğe dönüştüğünü söyledi. Ertaş, yapay zeka süratle gelişirken bununla ilgili düzenlemelerin çok yavaş ilerlediğini, genelde tepkisel adımlar atıldığını ve teknolojinin gelişme hızına göre çok geri kalındığını kaydetti. Regülasyon-inovasyon arasında makul bir denge tutturmak gerektiğini, bununla birlikte yapay zeka nedeniyle sosyal ve ekonomik hayatta ciddi problemler yaşamamak için güçlü düzenlemelere de ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Ertaş, çalıştayın bu nedenle önemli olduğunu belirterek, organizatörlere teşekkür etti. "Yapay zeka tıp, mühendislik ve eğitimle birlikte insan hayatının her alanını dönüştürüyor" TİKA Başkanı Eren de geçmişte görev aldığı kamu görevlerinden söz ederek yapay zekanın kamu diplomasisinden yüksek eğitime ve kalkınma diplomasisine kadar pek çok alanda etkili olduğunu vurguladı. Eğitimin toplumlar arasında güven inşa ettiğine değinen Eren, "Bugün insanlık sadece bilginin sınırlarıyla değil aklın da sınırlarıyla sınanıyor. Yapay zeka tıp, mühendislik ve eğitimle birlikte insan hayatının her alanını dönüştürüyor." dedi. Eren, bu noktada, aret ederek, "Teknoloji&nbsp;hesap yapabilir ancak sadece insanlar bir yargıya varabilir. Şuur, sorumlulukla başlar."&nbsp;"Yapay zekanın insanlığa hizmet etmesini sağlama konusunda ahlaki hayal gücüne sahip olup olmadığımız"ın sorgulanması gerektiğine işdiye konuştu. Bugüne kadar 350 binden fazla yabancı öğrencinin Türkiye'de üniversite eğitimi aldığını hatırlatan Eren, şu ifadeleri kullandı: "Hepsi bakan, büyükelçi, bilim insanı olmadan önce birbirlerinin insanlığına şahitlik ediyor, kültürlerin klişe olmadığını ve kimliklerin çeşitli olduğunu keşfediyor, işbirliğinin konferans salonlarında değil, sınıflarda başladığını öğreniyor." Türkiye'nin işbirliği içinde olduğu ülkelerle kalkınmayı birlikte inşa ettiğinin altını çizen Eren, bu felsefenin TİKA'nın çalışmalarını da şekillendirdiğini belirtti. "Bizim kültürümüzde bilgi sadece bir güç kaynağı değil aynı zamanda sorumluluktur" Eren, insanlığın karşı karşıya olduğu iklim değişikliği, gıda güvenliği, göç ve yapay zekanın etik şekilde kullanılması konularının ortaklaşa ele alınarak çözülebilecek konular olduğunu söyledi. Bunun üniversiteler, sivil toplum ve halklar arasındaki işbirliklerle çözüleceğini kaydeden Eren, "Yapay zekanın geleceği yalnızca bilge filozofların düşüncelerine değil, bilge mühendislere de bağlı. Yapay zeka zamanımızın belirleyici unsurlarından biri haline gelirken insanlığın karşısına bir soru çıktı. Bir şey sadece yapılabildiği için yapılması gerekir mi? Bu soruya bilimsel kapasite tek başına cevap veremez. Etik, demokratik kurumlar, eğitim kurumları ve öğrenciler da yanıt vermeli." değerlendirmesinde bulundu. Eren, hesap verilebilirlik olmadan yaşanan gelişmelerin gelişme sayılmayacağı gibi meşruiyet olmadan elde edilen gücün liderlik olamayacağını savunarak, "Etik olmadan yaşanan gelişmeler medeniyet değildir." dedi. Yapay zekanın bir grup elitin karar verme mekanizması olmaması gerektiğini vurgulayan Eren, "Bizim kültürümüzde bilgi sadece bir güç kaynağı değil aynı zamanda sorumluluktur ve emanettir. Otorite için değil hizmet içindir." diye konuştu. Eren, teknolojinin tek başına barış getiremeyeceğini, algoritmaya güvenilemeyeceğini ve verilerin diyaloğun yerini alamayacağının da altını çizdi. Açılış konuşmalarının ardından University College London'dan Prof. Dr. Mutlu Çukurova, "Yükseköğretimde Üretken Yapay Zekayı Yeniden Çerçevelemek: Performans Kazanımlarından İnsan-Yapay Zeka İşbirliğine" başlıklı konuşma yaptı. Çalıştayın ilk günü "Yükseköğretimde Şuurlu Gelecek: Geleceğe Hazırlık, Yapay Zeka Yönetişimi ve Kurumsal Güven" başlıklı panelle sona erdi. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Londra'da yapay zekanın yükseköğretimdeki etkileri ve riskleri ele alındı. Önemli isimler katıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 10:14:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-etkileri-ve-riskleri-ele-alindi-onemli-isimler-katildi-132026-20260704.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-etkileri-ve-riskleri-ele-alindi-onemli-isimler-katildi-132026-20260704.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/londrada-yapay-zekanin-yuksekogretimdeki-etkileri-ve-riskleri-ele-alindi-onemli-isimler-katildi-132026-20260704.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[City Plan 2040, Tower of London’ın korunması için ertelendi]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-city-plan-2040-tower-of-londonin-korunmasi-icin-ertelendi-460.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-city-plan-2040-tower-of-londonin-korunmasi-icin-ertelendi-460.html</link>
                    <description><![CDATA[Tower of London ve Dünya Mirası statüsüne ilişkin endişeler, hükümetin Londra’nın finans merkezi olarak bilinen Square Mile’ın gelişimine yönelik planın yayımlanmasını ertelemesine sebep oldu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ City of London Corporation tarafından hazırlanan City Plan 2040, yeni ofis alanlarının yanı sıra kültür, eğlence ve turizm tesisleri ile açık yeşil alanlar ve yeşil koridorların oluşturulmasını sağlayarak ekonomik büyümeyi desteklemeyi hedeflemektedir. Konut ve Planlama Bakanı Matthew Pennycook, planı inceleyen müfettişlere göndermiş olduğu mektupta, Tower of London gibi tarihi alanların korunması konusunda planın yeterli güvence sağlayıp sağlamadığının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bakan Pennycook, alternatif yüksek bina politikalarının ve bunların tarihi miras üzerindeki etkilerinin yeniden ele alınması amacıyla ek duruşmalar düzenlenmesini talep ediyor. Müfettişlerin nihai raporunu hazırlamadan önce bu konuların ayrıntılı bir şekilde incelenmesini istemekte olan Pennycook, “Amacım, City Plan’ın Londra Kulesi’ni uygunsuz veya zararlı yapılaşma riskine karşı mümkün olan en iyi şekilde korurken ekonomik büyümeyi de gereksiz yere kısıtlamamasını sağlamaktır.” dedi. Buna karşın City of London Corporation, hükümetin kararına sert bir tepki gösterdi. Kurum, ek duruşmaların gereksiz olduğunu savundu ve karara “kesinlikle katılmadığını” belirtti. Kurumun Planlama ve Ulaşım Komitesi Başkanı Tom Sleigh ise gecikmeleri “gereksiz ve büyüme karşıtı” olarak değerlendirdi. Ulaşım Komitesi Başkanı Tom Sleigh; “Kabul edilmeye hazır, tamamlanmış bir planın daha önce karara bağlanmış bir konu nedeniyle yeniden duruşmalara gönderilmesi yanlış bir karardır. Bunun bedeli kaçırılacak ekonomik büyüme olacaktır. Bu gerçekten akıl almaz.” ifadelerinde bulundu. Geçen sene taslak planın içeriğini değerlendirmek için kamuya açık duruşmalar düzenlenmiş, süreci müfettişler Alastair Phillips ve Jameson Bridgwater yürütmüştür. Historic England ise bakanın talimatlarının en kısa sürede yerine getirilmesi için planlama müfettişleri ve City of London Corporation ile iş birliği yapacağını açıkladı. Aynı zamanda Ministry of Housing, Communities and Local Government sözcüsü, “Dünya mirası alanlarımız ülkemizin tarihinin vazgeçilmez bir parçasıdır ve mutlaka korunmalıdır.” değerlendirmelerinde bulundu. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[City Plan 2040, Tower of London’ın korunması için ertelendi - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:15:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/city-plan-2040-tower-of-londonin-korunmasi-icin-ertelendi-161919-20260702.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/city-plan-2040-tower-of-londonin-korunmasi-icin-ertelendi-161919-20260702.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/city-plan-2040-tower-of-londonin-korunmasi-icin-ertelendi-161919-20260702.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fransa’da hüküm giyen insan kaçakçısı İngiltere’ye irtica etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://www.iskocyahaber.com/haber-fransada-hukum-giyen-insan-kacakcisi-ingiltereye-irtica-etti-459.html</guid>
                    <link>https://www.iskocyahaber.com/haber-fransada-hukum-giyen-insan-kacakcisi-ingiltereye-irtica-etti-459.html</link>
                    <description><![CDATA[İngiltere’de göçmenlik görevlileri, Brexit sonrası Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle veri paylaşımının sona ermesinden sonra, sabıkalı insan kaçakçılarının ülkeye girişinin tespit edilmesini zorlaştırdığını ifade etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 2016 yılında Fransa’da insan kaçakçılığı suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırılmış olan ve dönemin en başarılı insan kaçakçılarından biri olarak gösterilen Irak Kürdü Twana Jamal’ın, sahte kimlikle İngiltere’nin Leicestershire bölgesinde yaşadığı ve çalıştığı ortaya çıkmıştır. Immigration Services Union yetkilisi Lucy Morton, Brexit’in ardından İngiltere’nin birçok AB ülkesiyle suç ve göç kayıtlarının paylaşıldığı veri sistemlerine erişimini kaybettiğini belirtti. Morton, “Almanya, Belçika, Hollanda ve Fransa gibi en yakın komşularımızla veri tabanlarını paylaşabiliyor olsaydık, bu kişilerin insan kaçakçılığı suçundan mahkûmiyetleri olduğunu görebilirdik.” ifadelerinde bulundu. İngiltere’ye gelmiş olan sığınmacıların parmak izlerinin alındığını fakat bunların yalnızca İngiltere polis veri tabanlarında kontrol edildiğini belirten Morton, başka ülkelerdeki mahkûmiyet kararlarının her zaman tespit edilemediğine de dikkat çekmiştir. Fransız savcılığına göre Jamal, 2012-2016 yılları arasında Dunkirk çevresinde faaliyet göstererek düzensiz göçmenleri Manş Denizi üzerinden İngiltere’ye geçirmekten haftada 100 bin sterline kadar gelir elde etti. Kaçakçının kişi başına 4 bin 500 ila 5 bin sterlin ücret aldığı belirtildi. BBC’nin özel haberine göre, İngiltere’ye ulaşmayı başaran ve bazıları yurt dışında sabıkalı olan 20’den fazla aktif insan kaçakçısını tespit ettiğini belirterek, bunun ülkenin sığınmacıları etkin şekilde güvenlik taramasından geçirip geçiremediğine ilişkin endişeleri artırdığını bildirmiştir. BBC muhabirleri tarafından ulaşılan Jamal’ın, Leicester’da bir depoda sigara taşıyarak “iyi para kazandığını” söylediği aktarıldı. Ehliyetsiz araç kullandığı iddialarıyla ilgili ise “Burada bize kimse dokunmuyor. Polis bile sizi durdurmuyor.” dediği belirtilmiştir. Jamal ayrıca iltica başvurusunda bulunduğunu ve başvurusunun hâlen sonuçlanmasını beklediğini öne sürdü. Fakat İngiltere kurallarına göre iltica başvurusu devam etmekte olan kişilerin çalışmasına veya araç kullanmasına izin verilmemektedir. Aynı zamanda, kısa süre önce yayımlanan bir kamuoyu araştırması, İngiltere’de halkın yaklaşık üçte ikisinin Brexit’ten sonra göç yönetiminin kötüleştiğine inandığını ortaya çıkardı. Araştırmaya göre katılımcıların yüzde 55’i İngiltere ile AB arasında serbest dolaşımın yeniden uygulanmasını desteklerken, yüzde 16’sı buna karşı çıkmaya devam ediyor. İngiltere İçişleri Bakanlığı ise BBC’ye yaptığı açıklamada, tüm iltica başvurusu sahiplerinin kimlik, güvenlik ve sabıka kontrollerinden geçirilmesi amacıyla zorunlu güvenlik taramasına tabi tutulduğunu açıkladı. ]]> </content:encoded><category domain="https://www.iskocyahaber.com/dunya-haberleri">Dünya</category><dc:creator><![CDATA[Fransa’da hüküm giyen insan kaçakçısı İngiltere’ye irtica etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 13:09:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/fransada-hukum-giyen-insan-kacakcisi-ingiltereye-irtica-etti-161338-20260702.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/fransada-hukum-giyen-insan-kacakcisi-ingiltereye-irtica-etti-161338-20260702.webp"/>
                    <enclosure url="https://www.iskocyahaber.com/images/haber/fransada-hukum-giyen-insan-kacakcisi-ingiltereye-irtica-etti-161338-20260702.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>